Web
Videosofturkey

> Video Kategorileri
 


Kültür - Türk Mutfagi

Türk Mutfak Kültürü

Beslenme biçimleri, içinde bulunulan kültürel- cografi- ekolojik- ekonomik yapiya ve tarihsel sürece göre sekillenmektedir.Türk mutfagi denildiginde Türkiye'de yasayan insanlarin beslenmesini saglayan yiyecekler- içecekler, bunlarin hazirlanmasi, pisirilmesi, korunmasi; bu islemler için gerekli araç-gereç ve teknikler ile yemek yeme adabi ve mutfak çevresinde gelisen tüm uygulamalar ve inanislar anlasilmalidir.Türk mutfagindaki çesit zenginligi bir çok etkene baglidir.

Kisa bir ifadeyle orta Asya ve Anadolu topraklarinin sundugu ürünlerdeki çesitlilik, uzun bir tarihsel süreç boyunca birbirinden farkli birçok kültürle yasanan etkilesim, Selçuklu ve Osmanli gibi imparatorluklarin saraylarinda gelisen yeni tatlar, mutfak kültürümüzün yeni yapisini kazanmasinda rol oynamistir.

Genel olarak tahil, çesitli sebze ve bir miktar etle sulu olarak hazirlanan yemek türleri, çorbalar, zeytinyaglilar ve hamur isleri ve kendiliginden yetisen otlarla hazirlanan yemeklerden olusan Türk Mutfagi; pekmez, yogurt, bulgur vb. gibi kendine özgü saglikli yiyecek türlerini de ortaya çikarmistir.

Yöreden yöreye farklilasan lezzetleri barindiran yeme-içme biçimleri, özel gün, kutlama, ve törenlerde ayri bir anlam hatta kutsallik tasir.Türk Mutfagi, çesit zenginligi ve damak tadina uygunluk yönünden oldugu kadar birçok yemek ve yiyecek türü ile saglikli ve dengeli beslenmeye ve vejetaryen mutfagina kaynaklik edebilecek örnekleri barindirmaktadir.

Türk Mutfagi

Türkler, Asyali olarak zengin bir malzemeye sahiptirler.Mezopotamyalilarin baharatli, çig etli tatlilarini Asyali malzemeyle birlestirmisler, Anadolu ekolojisinin çok çesitli otlarin, Dogu Karadeniz kiyilarinin hayvansal ürün elde etme yöntemlerini ekleyerek çok çesitli bir yemek kültürü olusturmuslardir.Yani çesitli kültürlerin karisimindan, zengin bir yemek kültürü yaratmislardir. Türk mutfaginin dört büyük özelliginden ikisi, malzemedir.Bunlar:Koyun eti ve sogandir.Diger ikisi ise pisirilme ile ilgilidir.Odun kömürü atesi ve bakir tencere.Beslenme, tüm canlilarin yasamlarini sürdürebilmeleri için vazgeçilmez bir olgudur.Canli kalmamiz için yapilmasi gereken bir ihtiyaçtir.Türk beslenmesi, Türk mutfagi derken, konuya çok çesitli açilardan bakilabilir.

Kisinin, yemekleri tercih olanagi oldugu zaman neyi seçtigi, onu ne biçimde sagladigi, nasil pisirdigi, nasil, ne zamanlar ve nerede yedigi, kendi toplumsal grubunun aliskanliklarina göre degisir.Türk toplumu da yemek türü, tadi, özelligi bakimindan diger kültürlerden oldukça farklilik göstermektedir.

Ülkemizde yemek yeme aliskanliklari tarihsel olarak, bölgesel olarak hatta köy, kent gibi yerlesme birimlerine göre de degisiklik göstermektedir.Bununla birlikte, bu farkliliklara ragmen toplumumuzda yine de bu konuda ortak özellikler söz konusudur.Baska bir deyimle bu ortak özellikler, davranis kaliplarini ifade etmektedir. Uzun bir tarihsel geçmise sahip Türkler, mutfak konusunda zengin bir kültüre sahiptirler. Bu zenginlik, kendisini bol çesitli yemeklerde göstermektedir.Ayrica, tüm yiyecek ve içeceklere iliskin davranis kaliplari gelistirilmistir.Yemek zenginligini ifade eden birkaç örnek verebiliriz.

Örnegin sadece Karadeniz bölgesinde bilinen misir karisimi yemekler yirmiyi geçer.Yine Karadeniz yöresinde hamsiden yapilan yemek türlerinin asagida belirtecegimiz isimleri de mutfak zenginligimizi gösterir.Hamsinin içli tavasi, hamsili ekmek, hamsi pilavi, hamsi kayganasi, tavasi, köftesi, hamsi içli tavasi, hamsi diblesi, hamsi haslamasi, hamsi izgarasi, hamsi böregi, hamsi bugulamasi gibi.

Kayseri’de yirmi türlü pastirma söz konusudur.Bir yazarimiz söyle diyor: “Yirmi türlü pastirmanin her birinin ayri özelligi, ayri tadi var.Bir Kayseriliye say yirmi türlü pastirmanin adini dediginiz zaman saymaya baslar: sirt, kusgömü, kenar mehle, egrice, omuz, dilme, sekerpare, kürek, kapak, dös, etek, bacak, ortabez, kavrama, meme, kelle, kanlibez, arkabas, tütünlük.”

Patlicandan yapilan yemek türleri, salatalar ve kebap türlerimiz oldukça zengindir.Bildircin kebabi, çevirme kebabi, kuzu çevirme, çöp kebabi, çubuk kebabi, sis kebabi, deri kebabi, pideli kebap, Adana kebap, saç kebabi, tas kebabi, tandir kebabi bunlardan sadece birkaç örnektir.Anadolu yemeklerinin genellikle bitkilerden, etlerden ve hamurdan olmak üzere üç kaynaktan olustugunu görmekteyiz.Bunlarin çogu eski çagdan itibaren kullanilmistir.Esasen uygarlikla yemek türleri arasinda bir baglanti vardir.

Yemek yapiminda kullanilan araç gereçlerin niteligi, sayisi, türü, düzenlenisi, pisirilen maddenin kendisi, pisirilis biçimi, dogadan oldugu gibi elde edilip yenip yenmedigi gibi hususlar o ülkenin uygarlik düzeyi ve yasam zevki hakkinda bir fikir verebilir.Yemek yeme aliskanliklari, antropolojik deyimle bir kültür karmasigidir.Yani yemek faaliyetinde birçok kültürel özellikler bir arada bulunur.

Özetle, mutfak, bir uygarlik belirtisidir.Tarim bitkilerinden yararlanmayan, genellikle etle, av hayvanlariyla beslenen toplumlarin ilkel düzeyde olduklarini söylenebilir.Türkler çesitli uygarlik asamalarinda çesitli yemekler yapmislardir.Her uygarlik asamasinin bugünkü yemek yeme aliskanliklarina etkisi olmustur.

Mutfak Kültürümüzde Ekmekler ve Hamur Isi Yiyecekler

Türk yemek kültüründe et ve hamur isleri iki önemli temel kaynaktir.Ikisinin birlikteligi bir sentez meydana getirmistir.Bu sentezde tarim ve hayvancilik rol oynamistir. Gerçekten Türk kültürü, Orta Asya’da ve sonradan Anadolu’ya geldikten sonra tarim ve hayvancilik gibi bir ekonomik yapiyi uzun yillar sürdürmüstür.

Kuskusuz bu yapi, yiyecek kültürüne de yansiyarak kendini Kebap denen bir yiyecek türü ile göstermistir. Kebap, hamur isi (pide) ile et karisimi (hayvancilik) biçiminde ortaya çikan, yillarca popülerligini sürdüren ve sürdürecek olan bir yemek türüdür. Kent kültüründe kebapçi dükkanlarinin sayisinin fazlaligi ve en lüks semtlerde bile açilan yeni kebapçi dükkanlari, milli kültürümüzün bir belirtisi olarak yasamaktadir. Bu durum sadece büyük kentlerimiz için söz konusu degildir.Tasradaki kentlerimizde ve kirsal kesimde de et ve ekmek ayrilmaz bir ikilidir.

Önemi : Iki kutsal maddeden birisi ekmek, digeri sudur.Gerçekten ekmegin dinsel anlami, onun kutsalligini gerektirmistir.Ekmek bir nimet olmus, bu nedenle en ufak bir parçasi bile degerli sayilmistir.Enerji kaynagidir.Insan vücudunda enerji kaynagi gida maddelerinin en ucuzudur.Ekmek parasi kazanmak deyimi, bir insanin isini ifade eder.Yani meslegi olan bir kimse ekmek parasi kazaniyor demektir.Bu nedenle insan yasaminda son derece önemli ve gerekli olan meslek ile özdesmis, genis bir içerige sahiptir. Karin doyurmak deyimi de ekmegi içerir.Bir insanin karninin doymasinda daha çok ekmek akla gelir.Bu nedenle açlik giderilmesinde en gerekli madde sayilir. Kuru bir ekmek bile yeterli görülür.Bu nedenle “oglan olsun deli olsun, ekmek olsun kuru olsun” deyimi bosuna söylenmemistir.Ekmek olmazsa Türk’ün karni doymaz.Gerçekten manti, makarna, pilav bile ekmekle yenir

Anadolu’da Ekmek Çesitleri

Ekmek genellikle tahil unlarina su, tuz, maya eklenerek hazirlanan kütlenin, yogrularak uygun bir biçimde fermente edildikten sonra pisirilmesiyle elde edilen bir üründür.Ekmek, Türk kültüründe yiyeceklerin basinda gelen bir beslenme maddesidir.Bu nedenle de son derece çesitlilik gösterir.Öyle ki, pisirilmis biçimlerine göre farkli isimler almakta, farkli sekillerde ve farkli lezzette olmaktadir.

Kullanilan unun cinsi, randimani, mayali olup olmamasi, içine yag, yumurta, et, peynir, çesitli sebze ve otlar katilip katilmamasi, ekmeklerin bilesim bakimindan gruplandirilmasinda göz önüne alinir.Ekmek, gerek tarihsel, gerekse günümüzde ya somun, ya bazlama ya da yufka biçiminde yapilir.Her üçü de bugün yaygindir.Bazlama, büskeç, sinçü ve pide, tarihsel olarak yapilmis baslica ekmek çesitleridirler.Bugday, çavdar ve misir unlari, ekmek yapiminda kullanilir.

Ak Ekmek : Iyi elenmis, bugday unundan yapilan has ekmek idiler.Harezmsahlar çaginda bu tipteki beyaz ekmeklere ak ötmek adi verilirdi.Mogollar, bu çesit ekmegi Türklerden ögrenmislerdi. Bazi Türk kavimler, ekmegi süt katmak yoluyla beyazlastirirlardi.
Kara Ekmek : Arpa ve dari unundan yapildigi için bazi ekmekler, gerçekten de karadir.Bu nedenle bunlara kara ekmek denmistir.Bazi ekmek çesitleri de etli pide biçiminde hazirlanir.
Dari Ekmegi : Mogolistan ve Altay’larin kuzeyinde yenilen bir ekmek çesidi idi. Yoksul halk dari ekmegi yerdi.
Yufka : Daha çok Yörüklerin, Türkmenlerin ekmegidir.Saç üzerinde yapilan mayasiz ekmektir.1300 yil önce Türk’lerin bu ekmegi yediklerini Göktürk kitabelerinden anliyoruz.Yufka, parçalanarak yemekle yendigi gibi ‘Dürüm’ yapilarak da yenir.Içine peynir ya da baska yiyecekler konarak tadina doyum olmayan biçimde Anadolu insani tarafindan tüketilir.Yufka, dayanikli olusu ile de tercih edilir. Yaz sicaginda ve agir tarim islerinin yapildigi sirada yufka ekmegi digerlerine tercih edilir.Çökelekli dürüm, gög soganli ve kaynamis yumurtali dürüm, kavurmali (sizgit) dürüm, balli dürüm Kirsehir yöresinin temel yiyecegidir. Bazlama ise, saç üzerinde ve genellikle mayali olarak pisirilir.Büyük kentlerde ekmekçi dükkanlarinda da bulunmaktadir. Ayrica, mantici dükkanlarinda da satilmaktadir.Somun ekmegi de mayali olarak yapilan ev ekmegidir.Diger ekmek türleri, saç ekmegi, iki saç arasi ekmegi, mayali, tepsi ekmegi (tava ekmegi, yagli ekmek) ebeleme’dir.

Pek çok da çörek türleri var.Gülleyli çöregi, misir çöregi, yazma çöregi, çoban çöregi, aga çöregi, kete vs. gibi.Sadece çocuklar için küçük boyda ekmekler de yapilir.Afyonkarahisar’da yapilan Cücü, Ankara’da yapilan külçe gibi.Ayrica, artik, bayatlamis ekmekleri degerlendirmek için yapilan Tirit ve Ekmek dolmasi da ekmek yemekleri arasinda yer alir.Pide de bir yassi ekmek türüdür ki, hamuru ekmeklere göre daha yumusak yogrulur, üzerine ya da içine peynir, kiyma, yumurta, sucuk, pastirma, ispanak gibi besinler konur.Bir parmak kadar hamurdan pisirilir.

Ekmek pisirme : Türk ekmeklerinin türlü pisirme yöntemleri vardir.Firin ekmegi, tandir ekmegi, külde pisen ekmekler, korda pisen ekmekler, sacda pisen ekmekler (gömeç) gibi.Bu gün ekmekler daha çok firin ve sacda pisirilmektedir.Yöresel bazi isimlerden birkaçi asagidadir.

Çorum (Pit pit), Artvin (Kakala), Kastamonu (Göbüt), Kars (Kalin), Konya (Gömeç)

Hamur Isi Yiyecekler

Türk kültüründe hamur isi yiyeceklerin ayri bir yeri vardir.Özellikle yogurt ve et, hamur isi yiyeceklerde kullanilan en yaygin tamamlayici gidalardir.Hayvancilik gibi ekonomik yapi böylece yogurt ve et olarak hamur isi yiyeceklerine girmistir.Çesitli baharatlar yaglar da lezzeti artiran diger malzemeler arasindadir.Asagida Anadolu’nun çesitli yörelerinde en yaygin olan hamur isi yiyecekler belirtilmistir.Bunlarin basinda Mantilar gelmektedir.

Manti : Kazak ve Uygur Türklerinin bildirdigine göre Orta Asya’da bu yemege Manti denirdi.Baska yerlerde Tatar Böregi de denir ve çok çesitleri vardir.Çorum mantisi, Kayseri mantisi gibi.

Samsa : Uygur Türkleri, kuru pogaça biçimindeki bir hamur yemegine samsa derler.Türkiye’de ‘Samsa Tatlisi’ bilinir.Bulgaristan Türkleri baklava dilimine Samsa derler. ‘Bir samsa koymus tabaga’ biçiminde söylenir.

Keskek : Bugday ve etle pisirilir.Dövüldükten sonra üzerine yag gezdirilir.
Tutmaç : Yumurtali hamurdan yapilmis yufka, et, tereyagi ile yapilan bir yemektir.
Hösmerim : Yörüklerin peynir tatlisidir.Yag ve sekerden yapilir.
Hingel : Erzurum yöresinde hamurun kare biçiminde kesilerek tepsiye konup üstüne yag, aci biber, salça, yogurt dökülerek yendigi bir tür mantidir.
Bulamaç : Un, yag ve yogurtla yapilir.
Hasil : Erzurum yöresinde unla yapilan bir yemek türüdür.
Akitmaç : Yörük ve Türkmenlerin saç üzerinde yaptiklari hafif bir hamur yemegidir.Süt ve un karistirilarak saç üzerinde hazirlanir.

Makarna türü Hamur isleri

Eriste ve makarnalar, hamurun kurutularak saklandigi hamur isi yiyeceklerdir.Sade olarak pisirildikleri gibi, kiyma, peynir, salça konarak da yenirler.Makarnalar bugün hazir olarak çarsidan alinmaktadirlar.Fabrikada yapilmaktadirlar, oysa eriste, ev kadinlarinin evde kendilerinin yaptiklari bir yiyecek türüdür.Özellikle kis hazirliklarin sirasinda Anadolu kadinin yardimlasma geleneklerini sürdürdügü bir yiyecek türüdür.

Börekler : Hamur isi yiyecek türlerimizden en popüler olanlarindan bir grup ise, böreklerdir.Baklava börek ikilisi, Türk mutfaginin en degerli direkleri olarak nitelenebilir. Börekler de üç gruba ayrilabilir.

a)Yagli Hamur Börekleri:Talas ve bohça börekleri bu türün örnekleridir.
b)Yufka Börekleri:Tepsi, sigara, suböregi gibi pek çok çesitleri vardir. Hamurun oklava ile ince açilmasiyla yapilan yufka kullanilarak pisirilirler.Gözleme de yufkanin yagli olarak pisirilisidir.
c)Serpme Hamur Börekleri:Muska böregi, kol böregi gibi türleri vardir.

Böreklerin lezzeti, içine konan çesitli malzemelerle zenginlestirilir.Peynir, kiyma, ispanak, patates gibi.Trakya’da pirasa da konuyor.Bazi yörelerde pastirma, sucuk da konmaktadir.

Sanayilesme-Toplumsal Degisme-Kentlesme Sürecinde Hamur Isi Yiyecekler

Türk kültüründe ve toplumsal yapisindaki hizli degismeler, yiyecek kültürümüzü de etkilemektedir.Köylülükten kurtulmak ve kentlerde toplanmak, sanayilesmek ekmek yemek aliskanligini azaltir mi? Bu sorunun yanitini, kültürümüz bakimindan Hayir diyebiliriz.Çünkü, kente gelen köylüler, geçim sikintisi içinde gecekondularda yasarken yine en çok ekmek yiyerek karin doyuruyorlar.Hatta disardan ekmek alamayanlar, evlerinde ekmek yapiyorlar.

Is yerlerinde kurum yemekhanelerinde gençlerin ve yardimci hizmetlerdeki personelin yemeklerini alirken çok miktarda ekmek aldiklarini her zaman gözlemlemek mümkündür.Kentin yerli halki da ekmek ve hamur isi yiyecekleri terkedememektedir.Bu konudaki aliskanliklarini sürdürmektedir.Genellikle erkegi ile, kadini ile kilolu olan Türkler, hamur isleri ve bol ekmek yemeleri sayesinde kendilerini diger yabanci insanlar yaninda farkettirmektedirler.

Kentlesme ile ekmek ve hamur islerinin kaybolmadigini gösteren bir diger gelisme de kent içindeki ekmek bayilerinin ve firinlarinin bollugudur.Simit tüketimi ve ekmek arasi yiyeceklerin bol miktarda tüketimi, yine ekmege olan ragbeti gösterir.Yine kentler arasi otobüs yolculugundaki dinlenme tesislerinde en çok börek, çörek ve gözleme satislari görülmektedir.

Bugün kent pazarlarinda artik civar köylerden gelen köy kadinlari, yufka, bazlama, gözleme satmaktadirlar.Bunlari hem gecekondu halki, hem de yerli kent halki tüketmektedir.Yerli kent halki için bu tür yiyecekler ayni zamanda nostaljik bir nitelik de kazanmistir.

Ekmek ve hamur isleri, bugünkü kent insani için artik bir saglik sorunu olmustur.Sismanligin zararlari medya ve kamuoyunda sürekli olarak islenen bir konudur.Bu nedenle rejim yapmak geregi hem kadin, hem erkek için gündeme gelmistir.

Bunun için ekmek ve hamur islerinin azaltilmasi dile getirilmektedir.Modern tip bakimindan böyle olmakla birlikte, Türk halki için bu tür uygulamanin ne kadar zor oldugunu doktorlarimiz ve diyet uzmanlarimiz belirler.

Ekmek ve hamur isleri, bir kültürel aliskanliktir.Bu yönüyle konu, tamamen antropolojik bir niteliktedir.Türk mutfaginin temel özelligi nedeniyle gerek tuzlu, gerekse tatli olarak vazgeçilmez bir yiyecek türüdür. Orta Asya ve Anadolu’da tarim hayvancilik gibi bir sosyo-kültürel yapinin geregi olarak ortaya çikmis, yillarin birikimi, uzun bir tarihsel geçmis sonucu hala yasamakta ve yasayacaktir.

Tatli Yiyeceklerimize Kültürel Bir Bakis

Tatli yiyecekler degerli yiyecekler arasinda yer alir. "Tatli yiyelim tatli konusalim", "Tatli dil yilani deliginden çikarir" gibi kültürümüzde yer alan sözlerden anlasilacagi üzere tatlilarin kültürümüzde önemli bir yeri vardir.Bu kadar sevilen tatlilarin bol ve çesitli oldugunu görürüz.Hamur tatlilari, meyve tatlilari, sütlü tatlilari, unlu tatlilar, tahil, kuru bakla karisimi tatlilar baslica gruplari temsil eder.Kuskusuz bunlar yumurta, kuru meyve, yag, pekmez ya da sekerle birlikte yapilir.

Bu tatlilar, görünümüyle, tadiyla, kokusuyla zevk verir ve manevi bir doyum saglar.Konuklara sevilen bir tatli ikrami, ev sahibinin degerini, konumunu artirir.Yaz ve kis olmak üzere her mevsimde tatli tüketilir.Bol enerji ve kalori kaynagi olan asiri tatli tüketimi çesitli saglik sorunlari dogurmaktadir.

Ancak doktora gittigimiz zaman durumun ciddiyetini anliyoruz.Bu konuda Gaziantep bir örnektir.Çarsiya çiktiginizda adim basinda baklavaci dükkanlarina rastlarsiniz.Hanimlarin kilolu, erkeklerin göbekli olusunda asiri baklavanin da rolü vardir. Tatlilarin çesitliliginde kuskusuz çesitli kültürlerden etkilenmeler söz konusudur.Örnegin unlu tatlilarimizin kökeni Orta Asya’dir.Anadolu’ya geldikten sonra tatli çesitleri de Anadolu’daki kültürlerden etkilenmistir.Daha sonra Balkanlar da farkli bir yöre olarak etkilenilmistir.

Hamur Tatlilari : Hamur isi yiyeceklerin sevilmesi, tatlilara da yansiyarak çok çesitli tatlilar üretilmistir.Bu tatlilar, tatliya özgü biçimlendirildikten sonra, yagda ya da firinda kizartilir ve üstüne serbet dökülerek yapilirlar.Bunlarin çesitleri, hamurun bilesimi, mayali olup olmamasi, yagin önceden hamura katilip katilmamasi ya da yagda kizartilmasi, yumurta katilip katilmamasi, kaynak, ceviz, fistik ve benzeri eklemelerin bulunup bulunmamasi gibi özellikler yönünden ayrilirlar.Bazilari lokma tatlisi gibi yuvarlak, digerleri kadayif gibi tel tel olur.Yassi kadayif ya da ekmek kadayifi, türü de vardir.Hamurlari önceden hafif ya da çok kurutulmuslardir.

Gaziantep ve Güneydogu yöresinde çok tüketilen Künefe ise, sicak olarak tüketilen bir tatli türüdür.Kültürümüzde tatlinin yer almadigi bir ögeye rastlamak, mümkün degildir.Öyle ki edebiyatimizda, geçis törenlerinde, inançlarda, halk sagalticiliginda, geleneklerde tatlinin önemli rolü vardir.Dogumda (Logusa serbeti), evlenmelerde (söz kesiminde, nisanda dügünde çesitli tatli ikramlari ve armaganlari), ölümde (helva, lokma ikrami) tatlisiz olamayiz.

Bölgelere göre degismekle birlikte birçoklari tüm Anadolu’da yaygindir.Örnegin Pekmez, köylünün daha çok kis için hazirladigi ve sabahlari kahvaltida kullandigi bir tatlidir.Üzümün bol oldugu yerlerde pekmez kaynatma, geleneksel olarak Türk kadininin ugraslari arasindadir.Lokum, Türk tatlisi olarak dünyaca taninmistir.Baklava, kadayif gibi hamur tatlilari, Türk tatlilari arasinda bas sirada yer alir.Baklavayi Bizans tatlisi olarak niteleyen görüsler bugün çürütülmüstür.Örnegin Perry isimli arastirmaci çok tatli ekmek ve hamur islerinin göçebe Türklerin ta 11. yüzyildan bu yana çok katli hamur isleri yaptigini gösteren kanitlar ortaya koyuyor.

Baklavanin, firinda pisirilen ilk çok katli hamur isi oldugu, fakat hamuru kagit gibi ince açma isinin, Osmanlilarin Istanbul’u aldigi yüzyilin hemen sonrasinda Topkapi Sarayi’nin mutfaginda gelistirilmis olabilecegi ileri sürülüyor.Kabak tatlisi, helvalar (irmik-un) ve çesitli sekerlemeler Anadolu’nun her tarafinda yaygin tatlilardir. Törenlerdeki ilke, her zaman ‘Tatli basla, tatli bitir’ biçimindedir.Bu baglamda insanlar söz kesimi ve nisanlanmalarda serbetle ise baslamis, dügün yemekleri de en güzel tatlilarla bitirilmistir.Rüyalarimizda tatli görürsek daima iyiye yorulur.Örnegin bal görmek, nimet, sifa bulmak, ferahliktir.Tatli görmek ve yemek, nimet, ferahlik ve sevinmektir.Halk sagalticiliginda tatlilara sik sik basvurulur.Bayramlarda, kandillerde bol bol tatli ikram edilir.Sevdigimiz bir kimseye, ‘Çok tatli bir insan’ deriz. ‘Agiz tadi’ deyimi iyilik simgesidir.

Dünya ölçüsünde özgün ve ilginç tören tatlilarimizdan birisi de ‘Asure’dir.Bu kadar çesitli üründen (yaklasik 40 tür malzeme) yapilan bir tatli, baska kültürlerde yoktur.Kerbela yasi, ülkemizde muharremin onuncu günü asure töresiyle kutlanir.Asurenin dogusunun ve olusumunun halk arasinda çesitli söylenceleri vardir.Bunlar söyle siralanabilir:Asure, Adem Peygamber’in günahindan dolayi ettigi tövbesinin bugün kabul edilmesini kutlamak için yapilmistir. Ismail Peygamber’in Nemrut atesinden kurtuldugu günün sevinciyle Babillilerin ellerinde ne varsa bir araya getirerek kaynattigi bir sükran tatlisidir.Yakup Peygamber’in Yusuf ogluna bugün kavustugu bayrak gününü simgeleyen bir tatlidir. Ibrahim Peygamberin bugün dogdugu, Eyüp Peygamber’in bugün sifaya kavustugu, Isa Peygamberin bugün göge çekildigi söylenir.Bir baska söylence de, Nuh'un gemisinin tufan bitip sular çekilince Cudi dagina oturdugu gün gemide kalan son yiyecek kirintilariyla kaynatilmistir.Nuhun istegi, gemide kalan çesitli erzaktan tatli bir çorba pisirilmesi imis.Tufandan kurtulanlar o günü kutlayarak bayram etmisler ve çorbadan yemislerdir. Halife Ali’nin oglu Hüseyin’in ve dostlarinin Kerbela'da sehit edilmesinden sonra pisirilen astir.Böylece Sii’lerde bir yas simgesidir.Zamanla asure onun ve onunla birlikte Kerbela’da ölenlerin ruhu için pisirilir.Kurban bayramindan sonra Anadolu’da sevap kazanmak için hemen her evde asure kaynatilip komsulara, ese, dosta dagitilir. Kurban kesenlerin asure pisirmesi gerekir denir. Insan yasaminin bitmesi sonucu (ölünün topraga verildigi gece) helvasi yapilip ese dosta yedirilir.Helva, gittigi her evde ölen için hayir duaya neden olur.Yedinci gün yapilan lokma tatlisi da ölümle ilgili yemek töreleri arasindadir.Helva da tören yemeklerinin vazgeçilmez tatlisidir.Un helvasi, irmik helvasi gibi çesitli türlerde yapilir.

Dogumlarda, yeni ev alindiginda, yeni is kuruldugunda, askere gidildiginde, gurbetten dönüldügünde, hastalik atlatildiginda, yagmur duasinda, helva ile kutlamalar yapilir.Yani helva, burada bir agiz tadi islevine sahiptir.Zerde de dügün tatlisi olarak bilinir.Türk kültüründe tatli deyince, insanlar açisindan olumlu, yaklastirici, bütünlestirici bir islev söz konusudur.Bu yönüyle tatliyi Türk kültüründe kuramsal olarak islevselci bir yaklasimla oturtabiliriz.

METIN KAYNAK : KÜLTÜR VE TURIZM BAKANLIGI WEB SITESI




SiTEYLE iLGiLi EKSiKLiK veya KIRIK LiNKLERi BiLDiRMEK iCiN TIKLAYINIZ
LUTFEN BU SiTE VE VIDEOLARI iNTERNET EXPLORER'DA iZLEYiNiZ.

Copyright 2005. Bütün hakları mahfuzdur.


Hosting Hizmeti


View My Stats