BU SAYFAYA REKLAM VEREBILIRSINIZ - BILGI ICIN TIKLAYIN
türkiye tatil sayfaları

Polonezköy
Doğayla başbaşa, şehrin gürültüsünden uzak bir pazar sabahı... Keyifli bir kahvaltı... Doğada bir yürüyüş...Yemyeşil kırlar... Yanıbaşınızda şirin mi şirin bir köy... Haftasonu kaçamakları için iyi bir alternatif: Polonezköy. Anadolu yakasında Beykoz sırtlarındaki bu şirin yer, bir Polonyalı köyü. 1800'lerin ortalarında Abdülmecit'in izniyle köye yerleşen göçmenlerin torunları hala burada yaşıyor. 60'ı safkan 500 Polonyalı'nın yaşadığı bu yeşil cennet, tertemiz havası, doğal güzellikleriyle şehrin gürültüsünden kaçan İstanbullular için doğanın huzurlu kollarına bir "kaçamak" niteliği taşıyor.


POLONEZKÖY - GİRİŞ



RESİM GALERİSİ




GENEL : Polonezköy resmi kaynaklarda köy diye geçmesine rağmen çağdaş bir yerleşim mekanı. Türkiye'de pansiyonculuğun ilk yapıldığı yerlerden biri olarak biliniyor. Köy içinde kurulan tesislerin mimari yapısı, hizmet kalitesi çağdaş bir tad bırakırken köyün doğal yapısını da korunmayı başarmış. Bahçe içindeki lokantaları, çevreyle ve geleneksel mimariyle uyumlu yapılmış küçük ama hotel kalitesinde pansiyonları, birçok aktiviteyi birarada gerçekleştirebileceğiniz konforlu tesisleriyle haftasonlarınızda eğlence ve dinlenceyi birarada yaşayabilirsiniz. Baharla birlikte canlanan Polonezköy, bol oksijenli geziler, keyifli yürüyüşler için ideal. Özel koşu ve bisiklet parkurlarına sahip Polonezköy, paintball, binicilik, golf, tenis gibi sporları da yapmak için de çok uygun. Piknik alanlarında ailenizle bir haftasonu keyfini yaşarken yemyeşil doğanın içinde huzurlu bir haftasonu geçirebilir, yoğun bir haftayı enerji depolamış ve dinlenmiş bir şekilde karşılayabilirsiniz.

TARİH : 1842'de Polonya işgal edilip paylaşılınca Prens Adam Czartoryski sürgünde bulunduğu Paris'ten bağımsızlık için mücadele başlatır. 1856'da Osmanlı, Kırım Savaşı'na girerken Polonya'dan kaçan asker ve sivilleri toparlayıp Osmanlıyla birlikte savaşa katılır. Savaş sonrasında Sultan Abdülmecit şimdiki Polonezköy'ün bulunduğu topraklara yerleşim izni verir. Polonyalı göçmenlere kucak açan Türkler, zamanın vahşi çingene bölgesi olan büyülü çingene topraklarına yerleştirirler. Aslen Polonyalı, sonradan Osmanlı Mehmet Sadık Paşa kendi yazlık çiftliğinin bulunduğu bu köyde yerleşime ön ayak olur. Daha önce köyün sakinleri olan Katolik Lazarist dinadamları da köyü terkedince Polonyalılar burada yaşamaya başlarlar. Çevreyi kendi anlayışlarına göre düzenleyen, kendi mimari anlayışları ile evler kuran göçmenler, Padişah Abdülmecit'in tarımsal üretimlerini vergiden muaf tutmasının da etkisiyle bir daha ülkelerine dönmezler. Daha sonra Polonyalılar Türkler ile evlenmeye başlayınca hakimiyet Türkler'e geçer.

GÖRÜLECEK YERLER : Polonezköy'e yaklaşırken, zaten köy meydanına inen yolda içiniz ferahlamaya başlıyor. Doğayla başbaşa şehrin gürültüsünden uzak bir pazar sabahı... Keyifli bir kahvaltı ve doğada bir yürüyüş yapmak isteyenler için Polonezköy İstanbul'un yanıbaşında...1842'de kurulan bu köy, şimdi villaları, otelleri, yeşil bahçeleri ile modern bir yerleşim. Eski adı Adampol olan Polonezköy, ev pansiyonculuğunun ilk geliştiği yörelerin başında geliyor. 1900'lerden beri Polonyalılar burada otel, pansiyon ve restoran işletiyor. Son yıllarda Türk işletmecilerin otellerinin sayısı da artmış. 

Polonezköy'e gelince önce sıkı bir kahvaltı yapmak lazım. Ev reçeli, köy peyniri ve odun ekmeğini yedikten sonra nasılsa yapacağımız yürüyüşte yediklerimizi yakacağız diye düşünerek,Stella Pansiyon'a giriyoruz. Burada fiyatlar İstanbul ayarında. Stella böreğini mutlaka tatmak gerek. Etrafta gözü rahatsız edecek hiçbir şey yok. Yemyeşil ağaçların arasında hamakta sallanıyoruz biraz. Bu hamakta kitap okumak da pek güzel olurdu aslında... Burada bir yanda çocuklar top oynuyor, bir yanda köpekler açık havada olmanın tadını çıkarıyor. 

Köy, çam, meşe, gürgen, köknar, kestane ve çam ağaçlarından oluşan bir orman içinde kurulu. Gözleriniz yeşile iyice doyuyor. Polonezköy'ün cevizi, inciri, yaban böğürtleni, kestanesi meşhur. Ama şimdi kiraz mevsimi. Şehre dönerken mutlaka kiraz götürmek lazım. Bir ara kirazları dalından yemeye öyle bir dalmışız ki, Polonezköy'ün en yaşlısı 85 yaşındaki Çorbacı Edek Amca sesleniyor: "Çekim yapmaya mı geldiniz kiraz yemeye mi'" Çorbacı Edek Amca'yla sohbete başlıyoruz hemen. Çorbacı lakabı, çiftçi olmasından geliyor, bir de kıdeminden. O yaşta hala traktörüne binip bütün gün tarlasında çalışıyor. Zaten o kadar az ki artık Polonezköy'de çiftçilik yapan. "Çok değişti burası" diyor, "nerede eski köylüler..." 

Daniel Ohotski, Joseph Dohoda, Frederick Novicki, Antoni Dohoda... Buradaki otel ve restoran sahipleri, ama aynı zamanda Polonezköy'ün muhtarı ve ihtiyar heyeti. Onlar doğma büyüme dördüncü nesil. Hepsi de kendilerini tamamen Türk gibi hissettiklerini söylüyor. Polonya takımları yerine Türk takımlarını tutuyorlar. Türklerle evlenenler de var, Polonyalılar da. Köye yeni dört Polonyalı gelin gelmiş. Taze kan gelmesi çok iyi oldu diyorlar. Zaten gittiğiniz yerlerde yarı Türkçe yarı Lehçe konuşmalar duyuyorsunuz. Şu anda Polonezköy'de yaşayan 90 Polonya kökenli Türk vatandaşı var. Nüfusun geri kalanı da yaklaşık 300 kişi. Haftasonları köyün nüfusu çok artıyor. Otelciler, bazı haftasonları köy yollarında araba park edecek yer kalmadığını söylüyorlar. Polonezköy'e günübirlik de gelebilirsiniz, kalmaya da. Piknik alanı da var burada, her türlü yemeği yiyebileceğiniz gurme restaurantlar da... 

En yoğun mevsim ilkbahar ve sonbahar ama herkes kışın da pek keyifli olduğunu söylüyor. Biz gittiğimizde çok rüzgarlı bir gündü. "Mevsimine göre rüzgar da olur kar da olur buz da olur" diyor Frederick Novicki. Karda köyün başka bir güzelliği oluyormuş, zaten birçok yerde "kışın da hizmetinizdeyiz" tabelalarına rastlıyorsunuz. 

Sıra geldi yürüyüşe ... Beş kilometrelik yürüyüş parkurunda zaman zaman ağaçlarla kaplı yemyeşil tünellerin içinden geçiyorsunuz, ayrıca eğer mevsimine rastlarsanız bir yandan yürürken bir yandan yaban böğürtleni de yiyebilirsiniz. Alışveriş yapmak için Polonezköy'de köy meydanına inebilirsiniz. Tabii burası haftasonları çok daha hareketli. Özellikle hanımlar dükkanlara bakmadan Polonezköy'den gitmiyor. Polonezköy için daha da güzelleşmiş diyen de var, bozulmuş diyen de... Haftasonu köy meydanında kurulan pazardan ev yapımı likörler ve çeşit çeşit reçeller de almak mümkün.

KALINACAK YERLER : Türkiye'de pansiyonculuğun ilk yapıldığı yerlerden biri olarak biliniyor. Köy içinde kurulan tesislerin mimari yapısı, hizmet kalitesi çağdaş bir tad bırakırken köyün doğal yapısını da korunmayı başarmış. Çevreyle ve geleneksel mimariyle uyumlu yapılmış küçük ama hotel kalitesinde pansiyonları, birçok aktiviteyi birarada gerçekleştirebileceğiniz konforlu tesisleriyle hafta sonlarınızda eğlence ve dinlenceyi birarada yaşayabilirsiniz.

Daniel Ohotski, Joseph Dohoda, Frederick Novicki, Antoni Dohoda... Buradaki otel ve restoran sahipleri, ama aynı zamanda Polonezköy'ün muhtarı ve ihtiyar heyeti. Onlar doğma büyüme dördüncü nesil. Hepsi de kendilerini tamamen Türk gibi hissettiklerini söylüyor. Polonya takımları yerine Türk takımlarını tutuyorlar. Türklerle evlenenler de var, Polonyalılar da. Köye yeni dört Polonyalı gelin gelmiş. Taze kan gelmesi çok iyi oldu diyorlar. Zaten gittiğiniz yerlerde yarı Türkçe yarı Lehçe konuşmalar duyuyorsunuz. Şu anda Polonezköy'de yaşayan 90 Polonya kökenli Türk vatandaşı var. Nüfusun geri kalanı da yaklaşık 300 kişi. Haftasonları köyün nüfusu çok artıyor. Otelciler, bazı haftasonları köy yollarında araba park edecek yer kalmadığını söylüyorlar. Polonezköy'e günübirlik de gelebilirsiniz, kalmaya da. Piknik alanı da var burada, her türlü yemeği yiyebileceğiniz gurme restaurantlar da...

YEMEK YERLERİ: Polonezköy'ün cevizi, inciri, yaban böğürtleni, kestanesi meşhurdur... Bahçe içindeki her türlü yemeği yiyebileceğiniz gurme restaurantları da...

NE YENİR : Tereyağı, peyniri ve adına festivaller düzenlenen kirazlarıyla ünlü köyde, Polonya mutfağının en özgün yemeklerini gerçek sahiplerinin sunumuyla tadabilirsiniz. Polonya, Avusturya, Fransız, Rum ve Türk mutfağının en güzel lezzetlerini doğanın içinde bir yemek keyfinde keşfedebilirsiniz. Köyün en ünlü lezzeti kiraz. Polonezköy'e Haziran ayında yolu düşenlere kesinlikle önerilir: İstanbul'daki sevdiklerinizi de bu tatlı kirazlardan mahrum etmeyin. Kekik, kestane, çiçek balı, polen ve polen bal karışımı da köylülerin misafirlerine tavsiye ettikleri lezzetler; bizden söylemesi. Polonezköy'de irili ufaklı lokantalar dışında genelde büyük tesislerin içinde yer alan restoranlar bulunuyor. 

LEONARDO : 10 sene önce bir evin restore edilmesiyle restorana dönüştürülen bu restoran Türk, Avusturya, Fransız, Polonya, Slav yemekleri sunuyor. Spesiyalleri arasında steak a la polonaise, steak salatası, böğürtlenli krep, apple a la polanaise bulunuyor. Yemekten sonra bir kadeh ev yapımı ceviz ya da vişne likörü alınabiliyor.Bu mekanda tatlılar da denenebilir. (Tel 0216 432 30 82)

OBORA INN RESTORAN : Polonezköy'ün çok leziz yemeklerinin keyfini, özel menülerimizi, et-mangal alternatifiyle Obora Inn Restaurant'ta çıkarın... mutlaka uğrayın, kesinlikle vazgeçemeyeceksiniz... Her türlü konfora sahip odalarımız sizlerin rahatı için hazırlanmıştır... Şöminemizin karşısında dinlenirken kendi imalatımız olan "WISNIAK" likörünü tadabilirsiniz... 

CAFE POLONEZ : Zengin kahvaltı ve börek çeşitleri ile ev yemeklerini tatmadan Polonezköy'den ayrılmayın. Çiçeklerle dolu bahçemizde doğa manzarasıyla beraber Polonezköy gezinizin yorgunluğunu atabilir ve doğanın keyfini sürebilirsiniz..

ULAŞIM : Bundan bir müddet önce Polonezköy?e gitmek meseleydi. Fakat çift şeritli yolların yapımıyla bu çok daha kolay hale geldi.

İstanbul'dan Polonezköy'e gitmenin en kısa yolu TEM Otoyolu üzerinden. Anadolu yakasında, Kavacık-Beykoz-Üsküdar sapağından yaklaşık 300 metre sonra yol ayrımında soldan devam ediyorsunuz. Oradan itibaren 12 km yolu Polonezköy'e kadar orman içinde gidiyorsunuz. Avrupa yakasından en fazla bir saat, Anadolu yakasından yarım saatte ulaşılabilecek bir yer Polonezköy. Yollar açıksa çok daha kısa sürüyor. Köye 3 farklı yoldan gidilebiliyor.

Kavacık'tan gelirken, Kavacık mevkiini geçtikten 1 km. sonra sola dönüp daha sonra Acarlar sitesinden sağa dönerek ulaşabilirsiniz.
Beykoz üzerinden Toygar'a, oradan Mahmut Şevket Paşa'ya,oradan da Üçpınarlar mevkiinde güneye yönelerek ulaşabilirsiniz.

TEM'in "Ümraniye Sarıgazi" çıkısından Eski şile yolu istikametine yönelip, Alemdağ'a gelindiğinde Cumhuriyet köyü doğrultusunda ilerleyip, Cumhuriyet köyüne gelindiğinde de sola dönerek ulaşabilirsiniz.

VIDEOS OF TURKEY (Türkiye Videoları) Türkiye?nin dostlarının sitedekileri tüm dünyadaki arkadaşlarıyla paylaşmaları için yapıldı? Bu site Türkiye?nin tarihi, turistik güzelliklerini, kültürel olaylarını ve güzel insanlarını video filmlerle anlatarak, ülkemizin dünya çapında tanıtılmasına yoğun şekilde hizmet ederek katkıda bulunmaktadır. Bizler, Türkiye?yi yeryüzündeki insanlar için bir tıklama mesafesi kadar yakına getirebilmekten büyük mutluluk ve onur duyuyoruz. - ANA SAYFA İCİN TIKLAYIN

View My Stats

YASAL UYARI: BU SAYFADA YAYINLANAN METİN RESİM VE VİDEOLAR YALNIZCA GENEL BİLGİ AMAÇLI OLUP SAYFADA BELİRTİLEN BİLGİLERİN DOĞRULUĞU HUSUSUNDA HİÇBİR GARANTİ VERİLMEMEKTEDİR. ZİYARETÇİLERİMİZİN BURADA BELIRTILEN BILGLERDEN DOLAYI UĞRAYABİLECEĞİ HERHANGİ BİR ZARAR ZİYANDAN ÖTÜRÜ WEB SİTEMİZ HİÇBİR ŞEKİLDE SORUMLU TUTULAMAZ VE YÜKÜMLÜLÜK KABUL ETMEZ