GENEL : Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde "Türk Rivierası" adını almıştır. Deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli bir uyum içinde bütünleştiği Antalya, Akdeniz'in en güzel ve temiz kıyılarına sahiptir. 630 km. uzunluğundaki Antalya kıyıları boyunca, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel gibi koylar, kumsallar, yemyeşil ormanlar ve akarsular yer alır.
Palmiyelerle sıralanmış bulvarları, uluslararası ödül sahibi marinası, geleneksel mimarisi ile şirin bir köşe oluşturan Kaleiçi ve modern mekanları ile Türkiye'nin en önemli Turizm Merkezi olan Antalya, Aspendos Opera ve Bale Festivali, Uluslararası Plaj Voleybolu, Triathlon, Golf Müsabakaları, Okçuluk, Tenis, Kayak yarışmaları vb. etkinliklere, 1995 yılında açılan Antalya Kültür Merkezi ile de plastik sanatlar, müzik, tiyatro, sergi gibi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.
Attalos Yurdu anlamina gelen Antalya, II. Attalos tarafindan kurulmustur. Bergama Kralligi’nin sona ermesiyle (M.Ö. 133) bir süre bagimsiz kalan kent, daha sonra korsanlarin eline geçmistir. M.Ö. 77’de Komutan Servilius Isauricus tarafindan Roma topraklarina katilmistir.M.Ö. 67’de Pompeius’un donanmasina üs olmustur. M.S. 130’da Hadrianus’un Attaleia’yi ziyaret etmesi sehrin gelismesini saglamistir. Bizans egemenligi sirasinda piskoposluk merkezi olan ismi görülen Attaleia, Türklerin eline geçtikten sonra büyük bir gelisme göstermistir.Modern sehir antik yerlesmenin üzerine kuruldugundan, Antalya’da antik çag kalintilarina çok az rastlanmaktadir. Görülebilen kalintilarin ilki, eski liman olarak nitelenen liman mendireginin bir kismi ve limani çevreleyen surdur. Surlarin park disindaki kisminda restorasyonu yapilan Hadrian Kapisi Antalya’nin en güzel antik eserlerinden biridir. Attaleia’da, bütün antik sehirlerde tapinak, agora, tiyatro gibi yapilar oldugu biliniyorsa da bugün bunlarin yerini saptamak imkânsizdir.
|